Trump'tan Şok Gazze Planı! 2 Yıl Uluslararası Güç Mü Geliyor?
Son Dakika

Trump'tan Şok Gazze Planı! 2 Yıl Uluslararası Güç Mü Geliyor?


04 November 20255 dk okuma116 görüntülenmeSon güncelleme: 10 February 2026

ABD yönetiminin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) sunduğu karar tasarısıyla Gazze'de en az iki yıl süreyle uluslararası bir güç kurulmasını istediği yönündeki iddialar gündeme bomba gibi düştü. Bu beklenmedik hamle, bölgedeki tansiyonu daha da yükseltecek gibi görünüyor. Peki, bu karar tasarısı ne anlama geliyor ve Gazze'yi neler bekliyor?

Gazze'de Uluslararası Güç İhtiyacı Mı?

ABD'nin bu önerisi, Gazze'deki mevcut güvenlik ve istikrar sorunlarına bir çözüm arayışı olarak değerlendiriliyor. Bölgedeki siyasi belirsizlik, insani kriz ve silahlı grupların varlığı, uluslararası bir müdahalenin gerekliliğini doğurmuş olabilir. Ancak, bu tür bir müdahalenin Gazze halkı üzerindeki etkileri ve bölgedeki güç dengeleri üzerindeki sonuçları da dikkatle değerlendirilmelidir.

Karar Tasarısının Detayları Neler?

Henüz karar tasarısının tüm detayları kamuoyuyla paylaşılmamış olsa da, uluslararası gücün görev ve yetkileri merak konusu. Bu gücün, Gazze'deki güvenliği sağlama, insani yardımların dağıtımını koordine etme ve yeniden yapılanma çalışmalarına destek verme gibi sorumlulukları üstlenmesi bekleniyor. Ancak, bu gücün hangi ülkelerden oluşacağı ve nasıl bir yetki çerçevesine sahip olacağı henüz net değil.

Uluslararası Toplumun Tepkisi Ne Olacak?

ABD'nin bu önerisine uluslararası toplumun nasıl bir tepki vereceği büyük bir merak konusu. Özellikle, BMGK'nın diğer üyelerinin bu tasarıya nasıl yaklaşacağı ve hangi şartlarla destek verecekleri önemli bir belirleyici olacak. Bu süreçte, Filistin halkının da görüşlerinin alınması ve onların çıkarlarının gözetilmesi büyük önem taşıyor.

Gazze'de uluslararası bir güç kurulması fikri, karmaşık ve çok boyutlu bir konu. Bu tür bir müdahalenin, bölgedeki sorunlara çözüm getirme potansiyeli olduğu kadar, yeni sorunlara da yol açma riski bulunuyor. Bu nedenle, uluslararası toplumun bu konuyu dikkatle değerlendirmesi ve tüm tarafların katılımıyla adil ve kalıcı bir çözüm bulunması gerekiyor.