
Beyoğlu'nda Trans Kadınlara Drone'lu Baskın! Şok Eden İddialar
İstanbul Beyoğlu'nda trans kadınların yaşadığı ve çalıştığı sokakta yaşanan polis baskını büyük yankı uyandırdı. Drone'larla yapılan çekimler ve ev baskınları, bölgede yaşayan trans kadınların hayatını kabusa çevirdi. Yaşanan olaylar, trans kadınların yaşadığı ayrımcılığı ve şiddeti bir kez daha gözler önüne serdi.
Beyoğlu'nda Neler Yaşandı?
Beyoğlu'nda trans kadınların yıllardır yaşayıp çalıştığı bir sokak, gece yarısı polis ablukasına alındı. Sokağın tüm giriş ve çıkışları kapatılırken, drone'larla havadan çekimler yapıldı ve birçok eve baskın düzenlendi. Operasyon sırasında evler didik didik arandı ve üç kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar, sabah saatlerinde serbest bırakıldı.
Sokakta yaşayan ve çalışan trans kadın B.İ., yaşananları şu sözlerle anlattı:
"Gece yarısı sokağın tüm giriş ve çıkışları kapatıldı. Ardından drone'larla havadan çekim yapılmaya başlandı ve birçok eve baskın düzenlendi. Operasyondan saatler önce polis ekipleri, sokakta bulunan binalardan birine giderek daire sakinleri hakkında bilgi toplamış, 'Bu dairede kim oturuyor?', 'Kontrat kimin üzerine?' gibi sorular sormuştu. Sonra gece saat 23.00 sularında polis bu kez kapıları kırarak mahalleye geri döndü. Evlerin tamamı arandı, eşyalarımız didik didik edildi."
B.İ., operasyon sonunda, evin kontratı kendi adına olan bir kişinin "yer temin etmek" gerekçesiyle gözaltına alındığını belirtti. Ayrıca, bir trans kadının drone'a tepki göstermesi üzerine, polis tarafından "kamu malına zarar vermek"ten işlem yapıldığını söyledi.
Trans Kadınlar Neden Korkuyor?
Son günlerde maruz kaldıkları şiddetin tesadüf olmadığını belirten seks işçisi trans kadınlar, yaşadıkları mekânların sistematik biçimde boşaltıldığını ve ev sahiplerine dahi baskı uygulandığını söylüyor. Trans kadınlar, yaşadıkları korkuyu şu sözlerle dile getiriyor:
- "Karakoldan ev sahibimizi arayıp 'Travestilere ev vermeyin' diyorlar."
- "Ne geçinmek için çalışabiliyoruz ne de bir yere sığınabiliyoruz."
- "Bu baskı ve şiddet nedeniyle korkudan bir haftadır çalışamıyoruz."
- "Zaten para kazanamıyorduk. Korkular yaşıyoruz; ne ile karşılaşacağız, buna karşı nasıl önlem alınır, hiçbir fikrimiz yok."
Trans kadınlar, yaşadıkları ayrımcılığa ve şiddete karşı dayanışma çağrısında bulunarak, seslerinin duyurulmasını istiyor.
Yaklaşık üç gün önce Beyoğlu’nda yine transların yaşadığı ve çalıştığı başka bir sokakta çay içerken kimlik kontrolü bahanesiyle oturdukları yerden kaldırıldıklarını ve ardından gözaltına alındığını söyleyen trans kadın E.K. ise yaşadıklarını şu şekilde anlattı:
“Yaklaşık üç gün önce çay içerken, bizi yerimizden kaldırdılar. Daha sonra bekçiler geldi, kimliklerimizi aldılar ve başımıza dikildiler. Yaklaşık yarım saat ayakta bekledik. Ardından polis aracı geldi ve bizi araca bindirdiler. O sırada ben video çekiyordum. Bu işlemin haksız olduğunu bildiğim için görüntü almak ve Instagram'da paylaşmak istedim. Bunu fark edince beni Yunus amirin yanına götürdüler. Amir sivil giyimliydi. Yanında resmî üniformalı yaklaşık 15 polis vardı. Herkesin gözü önünde, kapıya yumruk ve tekme atarak yaklaşık 20 dakika boyunca bana sözlü şiddet uyguladı. Hakaret etti, kötü muamelede bulundu. Kapıya vururken bana, ‘Öyle çocuk gibi masum masum durma, ne boklar yediğinizi biliyoruz, geç kenara,’ diye bağırdı.
İstanbul Beyoğlu'nda trans kadınlara yönelik polis baskını, Türkiye'de LGBTİ+ bireylerin yaşadığı zorlukları bir kez daha gündeme taşıdı. Trans kadınlar, yaşadıkları ayrımcılığa, şiddete ve baskıya karşı seslerini yükseltmeye devam ediyor. Bu tür olayların son bulması ve LGBTİ+ bireylerin güvenli bir şekilde yaşamlarını sürdürebilmesi için toplumun her kesiminin dayanışma içinde olması gerekiyor.